Corona Boyu Hakkında Bilinmesi Gerekenler

damla-67 — Member

Wrapper Yaprağı Nedir ve Purodaki Rolü


Örtü yaprağı, bir purodaki en dışta duran ve gözle ilk fark ettiğiniz katmandır, üstelik dokunduğunuzda yaprağın ne kadar elastik durduğunu da hissettirir. Rengi, yüzeyi ve damar yapısı tütünün işçiliği hakkında hemen fikir verir, çünkü damarların inceliği ve rengin eşitliği doğrudan işçiliği yansıtır. Yağlı ve düzgün bir örtü, iyi olgunlaştırılmış edilmiş yaprağın işaretidir, bu da kuru ve çatlak bir yüzeye göre çok daha sağlıklı bir yaprak anlamına gelir. Yirmilik dumas kutusu yağlı örtüsü ve parmak arasında hissedilen ince direnciyle bu tarifi iyi gösterir, gerçi kutu içinde gelen her dalda aynı parlaklığı görmek her zaman mümkün olmaz. Leyenda 20's puro ise daha koyu bir örtü sayesinde ilk çekişlerde ceviz ve ekmek notalarını belirginleştirir, arkasından kakaoya yaslanan sıcak ve dolgun bir geçiş gelir. Claro renkli örtüler çoğunlukla yumuşak içilir, maduro örtüler ise kakaolu ve dolgun bir karakter verir, bu nedenle tat beklentisini daha baştan ayarlamak mümkün olur. Örtü yalnız tadı değil, yanma düzenini de şekillendirir, çünkü ince ve sıkı yaprak daha düzgün ve daha yavaş yanar. Bu yüzden kutuyu açarken önce örtüye göz atmak yerinde bir başlangıçtır, özellikle farklı serileri yan yana koyup karşılaştıracaksanız bu küçük ayrıntı çok işe yarar.


Binder: Harmanı Bir Arada Tutan Yaprak


Bağlayıcı yaprak, filler demetini çevreleyen ve örtünün içinde duran orta tabakadır, yani purodaki ikinci ve çoğu zaman gözden kaçan bir parçadır. Görevi görünmez ama kritiktir: harmanı sıkı taşır ve külün düzenini belirler, böylece yaprakların kayması ve içte boşluk oluşması engellenmiş olur. Dayanıklı ve elastik yapraklar bu iş için seçilir, çünkü gevrek bir yaprak sarım sırasında yırtılır ve dalın şeklini bozar. Montecristo 1935 maltes gibi malt vurgulu bir profilde binder, bal tonunu dengeleyip kayısı notasının kaybolmasını engeller, aynı zamanda tadın bir kısmını da sessizce sürece katkıda bulunur. Montecristo media corona kısa boyuyla badem ve kuru ot çizgisini kısa sürede sunarken bağlayıcının sıkı sarımı çekişi düzenli tutar, böylece ilk bölümdeki tatlılık sonraya kadar düzgün biçimde taşınır. Binder zayıf seçilirse puro düzensiz yanar, kanal açar, üstelik kısa formatlarda bu etki çok daha çabuk hissedilir. Bu nedenle yanmayı izlemek bağlayıcıyı değerlendirmenin kısa yoludur, bu da içimin yarısında puronun rahatsız edici biçimde ısınmasına yol açar. Aynı filler karışımı farklı bir binderla sarıldığında çekiş ve tat geçişi gözle görülür biçimde değişebilir.


Filler: Tadın Asıl Kaynağı Olan İç Harman


Filler, purodaki asıl tat kaynağıdır, yani bir purodan alacağınız tat çeşitliliğinin büyük bölümü burada saklıdır. Farklı yükseklikte büyüyen tütün yapraklarından derlenir ve her biri farklı bir iş görür, böylece tek bir dalda birbirinden farklı yoğunlukta birkaç aşama yaşanır. Ligero yoğunluk ve baharat katar, seco koku ve denge sağlar, volado ise yanma hızını rahatlatır, bu üçlünün oranı ise harmanın hafif mi dolgun mu olacağını doğrudan belirler. Elle sarılan Küba purolarında filler yaprakları baştan sona kesilmeden dizilir, bu da duman geçişini pürüzsüz tutar, üstelik uzun yaprakla yapılan sarım kırpılmış tütüne göre çok daha temiz yanar. No. 1 puro kutusu uzun boyu sayesinde iç harman katmanlarının tek tek açılmasına fırsat tanır; kuru meyve ile açılıp ortada kakao tonuna geçer, böylece içiciye her bölümde biraz farklı bir yüz gösterir. No. 2 onluk kutu da benzer bir harman kurgusunu onluk kutuda taşır; kakao ve kavrulmuş fındık çizgisi öne çıkar, bu da daha kısa bir kutuyla bile harmanın karakterini tanımayı mümkün kılar. Harmanı okumak için dalı baştan sona takip etmek şarttır, ayrıca tadın hangi saniyede değiştiğini fark etmek için sakin çekmek gerekir. Bu yüzden iki purunun harmanı aynı görünse bile yaprak oranları çok farklı olabilir.


Vitola ve Ring Gauge: Boy ve Çap Nasıl Okunur


Vitola, bir purodaki boy ve çap ikilisinin genel adıdır, bu ikili birlikte kutu üzerinde ya da sözlükte tek bir isimle özetlenir. Uzunluk genellikle milimetre ya da inç, çap ise ring gauge denilen birimle verilir, bu nedenle aynı ölçü farklı üreticilerde farklı adlarla karşınıza çıkabilir. Ring gauge inçin altmış dörtte biri temsil eder; değer büyüdükçe puro kalınlaşır ve duman miktarı artar, üstelik çap arttıkça dumanın içeride daha serin kalması da mümkün olur. Kalın çaplı bir dalda iç harman çok daha zengin işler, ince çaplıda ise örtü etkisi öne çıkar, çünkü dar bir gövdede örtü neredeyse tadın tamamını belirler. Montecristo no. 2 25's numaralı hattın bir dalı olarak yirmi beşlik kutuda gelir; kuru kakao ve fırın ekmeği notaları iyi belirir, üstelik yakın zamanda sözlükte gördüğünüz numaraların hiçbiri tek başına bir sıralama anlatmaz. No. 3 puro da daha ölçülü bir çizgide kalır; meyve ve kuru sedir ağırlıkta iken kahve çekirdeği tonu ikinci yarıda açılır, dolayısıyla bu iki kutuyu yan yana koymak vitolanın etkisini görmek için iyi bir yoldur. Adlardaki numaralar bir kalite sıralaması değil, boy tanımıdır, örneğin aynı numaralı hatta çok farklı iki karakter çıkabilir. Vitolayı önce okumak sürprizleri önler, böylece kutuyu açmadan önce hangi sürede bitireceğinizi kabaca kestirebilirsiniz.


Kapak, Ayak ve Kesim Terimleri


Puronun yuvarlak ucu kapak yani cap adını alır; örtü yaprağından küçük bir parçayla yapıştırılır, bu küçük daire puroya kapalı ve düzgün bir baş kazandırır. Yakılan uç ise ayak olarak bilinir, yani dudağın değdiği yerin tam karşısında kalan taraftır. Kesim işlemi sadece kapağın ince bir parçasını çıkarmayı hedefler; fazla derin kesmek örtüyü çözüp bozar, üstelik tek bir temiz hareketle bu kapağın ince bir kısmını açmak yeterlidir. Düz kesim, V kesim ve punch gibi yöntemler hava akışını ayarlar, bu seçimlerin hiçbiri yanlış değildir ve hepsi kişisel tercihe bağlıdır. Klasik boy no. 4 markanın klasik boyunu onluk kutuda sunar; kakao, kuru sedir ve tost notaları aynı çizgide yürür, bu sayede aynı harmanın farklı kutu sürümleri benzer bir tat ve kesim deneyimi sunar. Yirmi beşlik no. 4 aynı boyun 25'lik sürümüdür; kesim mantığı aynıdır, adet sayısı yalnız düzen tarafını belirler, yani boy aynı kaldığı sürece kesim ve yakma tekniği de aynı kalır. Keskin bir bıçak kapağı yırtmadan düzgün bir ağız bırakır, bu da ağızda ve dilde istenmeyen bir acılık bırakmayan bir başlangıç sağlar. Kör aletle uygulanan kesimde kapak açılır ve ağza tütün kırıntısı kaçar, tadı bozduğu gibi puroyu yakarken çekişi de sıkıntılı hale getirir.


Puro Bandı ve Kutu Üzerindeki İşaretler


Puro bandı, gövdenin üst kısmında yer alan kağıt halkadır, yani bir purodaki tek dekoratif ama bilgi taşıyan ögedir. Üreticiyi ve serinin adını belirtir; rivayete göre geçmişte eli boyamamak için konurdu, bu nedenle kutudaki her dalda aynı bandın görünmesi beklenir. Kutunun üzerindeki yazılar ise adet, imalat ülkesi ve ambalaj bilgisini içerir, bu bilgileri okumak hangi dalın hangi kutuda durduğunu bulmayı kolaylaştırır. Bandın baskısı başlı başına tat garantisi değildir; asıl ölçü tütünde saklıdır, bu yüzden banda bakıp yaprağın kalitesi hakkında kesin hüküm vermek yanıltıcı olur. Montecristo no. 5 kısa boylu klasik boyu yirmi beşlik kutuda toplar; badem ve hafif tarçın izleri art arda açılır, bu sayede ilk çekişlerdeki lezzet dalgalanması yavaşça yerine oturur. Montecristo open eagle ise daha aydınlık bir serinin üyesidir; badem ve çayırımsı ot notaları öne çıkar, dolayısıyla ince bir bant bile çizgi farkını ortaya koyar. Seri adı bant üzerinde okunur, böylece dalın hangi hatta ait olduğu kolayca anlaşılır, bu sayede yeni başlayan biri bile doğru kutuyu ararken yanılmaz. Yazıdaki renk kayması ya da kaymış yazılar dikkat uyandırır, çünkü orijinal baskıların çizgileri net ve renkleri dengelidir.


Tubo Nedir: Alüminyum Tüpte Saklanan Puro


Tubo, puronun kendi metal ya da cam kabında durduğu paket şeklidir, böylece iç yüzeydeki nem dengesi uzun süre aynı kalır. Tüp yaprağı darbeden saklar ve nemin hızla kaçmasını yavaşlatır, bu nedenle yalnızca yaprağı değil oradaki kokuyu da korumuş olur. Çantada taşımak için elverişli bir çözümdür, bu yüzden tüp yolculuk ya da gün içindeki yürüyüşler için ayrıca anlamlıdır. Eagle tubo nasıl taşınır açık tonlu içimi tüp içinde sunar; her dal kendi kabında durduğu için gövde ezilmez, üstelik kutuda ayrı tüpler halinde durmak tek tek açmayı ve saklamayı da kolaylaştırır. Open master nasıl da tüpsüz bir örnek sunar: açık çizgisi aynıdır, otsu ve narenciye kabuğu ağırlıklı bir başlangıç sunar, bu fark içimden çok taşıma konforunda kendini gösterir. Tubo tadı değiştirmez, yalnız taşımayı kolaylaştırır, bu yüzden iki kutuyu karşılaştırırken yalnız harmana değil saklama biçimine de bakmak gerekir. Seyahatte veya açık havada dal tüketenler için anlamlı bir ayrıntıdır, ayrıca kapağı çevirerek açıp kapatmak çok kolaydır. Cam tüpler daha nadir görülür, alüminyum ise hafif olduğu için en yaygın çözümdür.


Humidor ve Nem Dengesi Terimleri


Humidor, puronun uygun nemde durduğu kapalı dolaptır, yani puro dünyasında saklama kültürünün en temel parçasıdır. İçeride nem oranının yüzde 65 ile 70 arasında kalması önerilir, bu aralık yaprağın ne kurumasına ne de küflenmesine izin verir. Aşırı nemsiz saklama yaprağı gevretir, çok nemli ortam ise yanmayı zorlaştırır, böylece kalın dallar da ince dallar da aynı şekilde korunur. Humidifier denilen nem kaynağı bu dengeyi korur, bu parçanın ıslak değil yalnızca nemli olması gerektiği sık unutulur. Open master tubo tek dalı kendi tüpünde kapalı tuttuğu için nem kurumasını azaltır; fındık ve fırın ekmeği çizgisi bu sayede korunur, böylece içeride yaprağın özü dışarıdaki havaya karışmadan kalır. Montecristo regata 20's da ince gövdesiyle hızla nem kaybeden bir formattır; tüp onu koruyup krema ve taze sedir tonunu ayakta tutar, bu da bir kutuyu haftalarca açmayan biri için büyük kolaylık sağlar. Humidor olmayan ortamda tüp en basit saklama aracıdır, bunun için dışarıdan bakıp öylece beklemek yerine ölçü aleti kullanmak daha güvenlidir. İlk kez deneyenler açısından nem kontrolü en önemli alışkanlıktır, böylece aynı kutudaki ilk ve son dal arasındaki tat farkı en aza iner.


Soğuk Çekiş, Kül ve Yanma Terimleri


Soğuk çekiş, puronun ateşlenmeden önce dudağa götürülüp çekilmesi, bu küçük ön deneme puronun yakıldıktan sonra nasıl davranacağını gösterir. Çekiş direncini ve kuru tütün notasını anlatır, bu iki ayrıntı yakmadan önce dalın kalitesini anlamanın en kolay yoludur. Kül ise içim esnasında oluşan gri kısımdır; düzgün ve uzun durması iyi işçiliğin göstergesidir, yani yanma düzgünse kül dik ve sağlam bir şekilde uzar. Yirmi tüplü regata ince gövdesini tüplü verir; krema ve taze ağaç tonları hafif çekişle açılır, bunun yanında hafif ve dengeli bir çekiş oturumu daha keyifli kılar. Onluk petit edmundo da kısa robusto yapısında sayesinde yanmayı daha yoğun taşır; kakao ve fırın ekmeği birlikte ilerler, bu yüzden duman akışı biraz daha sıkıca ilerler. Aşırı sık çekiş sıcaklığı artırır ve tadı bozar, böylece kısa bir oturumda bile tat katmanları eksiksiz sıralanır. Yarım saatlik bir oturumda aralıklı çekmek daha doğru tadı verir, bu da puroyu hem kısa oturumlarda hem de sakin akşamlarda rahatça içilebilir kılar. Külün aniden dökülmesi ise genellikle sarımın gevşek olduğunu gösterir.


Robusto, Petit ve Gordo: Boy Adlarının Mantığı


Puro sözlüğünde vitola adları çoğu zaman kalınlık ve uzunluğa göre verilir, yani bu terimler bir tür kısayol sözlüğü gibi işler. Robusto orta boylu ve kalın gövdeyi tarif eder, gordo daha geniş çapı, petit ise küçültülmüş anlamı taşır, bu yüzden aynı adın farklı markalarda birkaç milimetre oynaması normaldir. Bu terimler marka farklılaştıkça rakam olarak ufak sapmalar gösterebilir, bu tanım çoğu zaman en sevilen ortalama çapı ve boyu işaret eder. Kalın çaplı edmundo kalın çapı kısa bir gövdeyle birleştirir; geniş kesit sayesinde duman hacimli ama sıcaklık dengeli ilerler, bu çeşitlilik yeni başlayanlara ilk bakışta karmaşık görünebilir. Kuru incir ve kavrulmuş kahve tonu bu formda belirginleşir, bu nedenle kısa oturum arayan biri için form seçimi tadı kadar önemlidir. Petit edmundo tubo benzer formu tüplü verir; koyu kakao, incir ve kavrulmuş badem notaları aynı durur, böylece aynı harman iki ayrı sunumda karşınıza çıkar. Adı öğrenen içici kalınlığı ve boyu daha baştan tahmin eder, bu kombinasyon kısa ama dolgun bir içim isteyenler için mantıklı bir kurgudur. Terimleri ezberlemek kutu seçimini hızlandırır, bu sayede sözlükteki kuru tanım pratikte de bir anlam kazanır.

Yanıtla
lara_p33 — Her Konuya Merakli
Tesekkurler, cok faydali. Emeginize saglik.
Yanıtla
guzel bir paylasim, paylasmak lazim.
Yanıtla
ceren_u321 — Member
Cidden de guzel bir paylasim, arsivledim.
Yanıtla

Forumdan Konular